Havza Haber Ajansı Çeviri Grubu'nun haberine göre El-Ezher, İsrail'in Lübnan'ın çeşitli bölgelerinde gerçekleştirdiği, onlarca kişinin hayatını kaybetmesine ve yüzlerce sivilin yaralanmasına yol açan vahşi katliamları en sert ifadelerle kınadı.
El-Ezher tarafından yapılan açıklamada, bu saldırıların tehlikeli bir tırmanış ve tüm uluslararası insani sözleşmelerin açık bir ihlali olduğu vurgulanarak şu ifadelere yer verildi: "İşgal rejiminin; masum sivilleri hedef alması, sürekli bir saldırganlık ve kan dökme arzularını göstermektedir. Bu durum, insani ve ahlaki değerleri hiçe saydığını; savaşları körükleme, kaosu yayma ve masumların kanının kutsallığını göz ardı etme üzerine kurulu yaklaşımını yansıtmaktadır."
Açıklamada İsrail'in mevcut ateşkesi ve çatışmaların durdurulması anlaşmasını ihlal etmek amacıyla bölgeyi ateşe verme çabaları konusunda uyarıda bulunuldu. Caydırıcı bir uluslararası ve hukuki hesap sorulabilirliğin olmamasının, işgal rejimini suç teşkil eden davranışlarını sürdürmeye ve daha fazla katliam yapmaya teşvik ettiği, öyle ki rejimin bölgenin güvenlik ve istikrarı için tehlikeli bir tehdit haline geldiği vurgulandı.
El-Ezher, uluslararası toplumu bu suçları durdurmak için derhal harekete geçmeye; sivilleri koruma ve Lübnan'ın tüm toprakları üzerindeki birliğini, istikrarını ve egemenliğini muhafaza etme konusundaki yasal ve ahlaki sorumluluklarını yerine getirmeye çağırdı.
El-Ezher Şeyhi, İran'a Karşı Savaşın Sona Ermesini Memnuniyetle Karşıladı
Daha önce El-Ezher Şeyhi Ahmed el-Tayyib, İran'a yönelik savaşın sona ermesini ve masum sivillerin savaşların ile çatışmaların yıkıcılığından uzak tutulmasını memnuniyetle karşılamıştı.
El-Tayyib; Körfez ülkeleri, Ürdün ve Irak liderlerinin itidalli davranmaları ve bölgeyi savaş ile çatışmaların genişleyen çemberine sürüklemekten kaçınmaları konusundaki bilgeliklerini takdir ettiğini ifade etti.
Mısır ve Pakistan'ın arabuluculuk çabalarından da övgüyle söz eden El-Ezher Şeyhi; barışın sesini silahların gürültüsünden daha yükseğe çıkarmanın, merhamet mantığını güç kaosuna tercih etmenin, itidalli davranabilmenin ve masumların acılarını hatırlamanın gerçek bir zafer olduğunu belirtti. El-Tayyib, bu zaferin değerinin hayatları korumak, insan onurunu muhafaza etmek ve halkların kalplerine huzur ve güven aşılamakla ölçüldüğünü vurguladı.
El-Ezher Şeyhi sözlerini şöyle tamamladı: "Savaşlar; ölümden, daha fazla yıkım ve harabiyetten, ahlaki değerlerin gerilemesinden ve insanlığın bedeninde açılan yaralardan başka hiçbir miras bırakmaz."
yorumunuz